Facebook TR Facebook Türkiye

Facebook TR

123

İnanılmaz Bir Facebook Çılgınlığı Daha!

Facebook üzerinde pek çok saçma şey gördük ama bu seferki, diğerleri kadar masum olmayabilir!

Facebook ilk başta sadece insanların birbirlerini bulması üzerine kurulmuş basit bir sistemdi. Günümüzdeyse üzerinde envai çeşit uygulama bulunan ve tüm dünyayı birbirine bağlayan bir bağımlılığa dönüşmüş durumda.

Gün geçtikçe kullanım amacı değişen Facebook, bu sefer duyanları şok eden bir gelişme ile çalkalandı. Amerika’nın Phoenix eyaletindeki “CBS 5 KPHO” aracılığı ile aktarılan habere göre, birçok aile, çocuklarının geçirdikleri suçiçeği hastalığını Facebook üzerinden haberleşerek paylaşıyor; hatta bunun için bir etkinlik bile açıyorlar.

Bu garip akımın ilk sebebi ailelerin çocuklarının vücutlarında hali hazırda bulunan ya da sonrasında aşı ile meydana gelebilecek alerjilere karşı tepki göstermeleri yer alıyor. Aşı vurulmayan çocuklaraysa, aileler için uygun bir zamanda virüs bulaştırılıyor ve bu sayede aile fertleri kendilerine uygun bir hastalık dönemi yaratabiliyorlar. Fakat buradaki asıl sorun, suçiçeği virüsünün basit bir çanta içerisine koyulan lolipop ve tic-tack gibi şekerlemelerle kargolanıyor olması.

Facebook üzeriden yapılan bu etkinlikler nasıl durdurulacak halen bilinmezken, virüs taşıma işine bulaşan her ebeveynin, birçok insanı tehdit altında bırakıyor olması kendileri için büyük bir suçu da beraberinde getirecek gibi gözüküyor.

Facebook’u Porno Bastı!

Masum bir biçimde Facebook’u açtınız ve işte gerçek bir şok… Karşınızda porno resimler duruyor!

Bugünlerde Facebook profilinizi açarken yanınızda birinin olmamasına özen gösterin. Çünkü interneti kasıp kavuran haberlere göre Facebook, şu sıralar başedemediği bir porno belası ile karşı karşıya.

İlk olarak Gawker‘ın yayınladığı ve diğer sitelere de hızla düşen habere göre, pek çok Facebook kullanıcısı, duvarlarında porno resimlerle karşılaşıyor. Gawker ziyaretçisi Adam Sank, durumu şöyle özetliyor: “Facebook hesabıma girdim ve hiç beklemediğim insanların duvarıma porno resimler yolladığını gördüm. Ancak bunu yapan onlar değildi. Sanırım Facebook, şu anda başedemediği bir sorunla karşı karşıya. Patronum yanımdan geçerken ekranımda böyle bir resim gördüğünü düşünmek bile istemiyorum.”

Facebook‘ta yaşanan bu sorun, Twitter’da da yankı buluyor. “Facebook eskiden bir porno sitesi değildi” ya da “Artık Facebook’a giremiyorum çünkü porno sitesinden farkı kalmadı” gibi pek çok tweet, Tweeter’da paylaşılıyor.

Facebook üzerinde de, duruma tepki gösteren gruplar hızla çoğalıyor. “Stop Facebook from becoming a porn site” isimli grup, bunlardan sadece biri.

Görünüşe göre Facebook, daha önce hiç karşılaşmadığımız bir solucan saldırısı ile karşı karşıya. Sorunun nasıl çözüleceği ise şimdilik pek belli değil gibi görünüyor…

Facebook iPad uygulamasını hayata geçirdi

Dünyanın en büyük sosyal medya ağı Facebook, uzun süredir beklenen iPad uygulamasını hayata geçirdi.

Hayata geçirilen uygulama Apple‘ın akıllı telefonlar üzerindeki egemenliğine doğrudan bir tehdit olarak kabul ediliyor. Ancak, Facebook br jest yaparak, hayata geçirdiği yeni iPad uygulaması aracılığıyla milyonlarca kullanıcısını Apple dükkanlarına yönelteceğini ifade etti.

Her ay Facebook‘a cep telefonu üzerinden bağlanan yaklaşık 350 milyon kullanıcı bulunuyor. Bu rakamın neredeyse yarısı, Facebook’a bağlanmak için web tarayıcısı yada cep telefonlarındaki Apple iOs veya Google Android gibi yazılımları kullanıyor.

Facebook yazılım geliştirme uzmanlarından Luke Shepard, “En iyi sosyal uygulamalar hem iOS hem de web uygulamarında geçerli olacak. Böylece her ikisini de kullanarak Facebook’un genel kitlesiyle daha iyi etkileşime geçebileceksiniz” dedi.

Facebook’un kullanıcılarına sunduğu yeni iPad uygulaması, Apple uygulama dükkanında bedava olarak bulunuyor. Kullanıcılar Facebook platformu üzerinden diğer uygulamara erişmek istediği zaman, tekrar Apple dükkanına yönlendirilecekler. Ücretli uygulamalar için, Apple yüzde 30 işlem ücreti alacak.

Öte yandan, kullanıcılar Facebook’a cep telefonu veya internet tarayıcısı üzerinden bağlanır ve oyun veya benzer bir uygulamaya erişmek isterlerse, uygulamayı indirmek için üretici firmanın sayfasına yönlendirilecekler.

Apple’ın CEO’su Tim Cook, geçtiğimi hafta yaptığı açıklamada, bugüne kadar iOS sistemini kullanan 250 milyondan fazla cihaz sattıklarını belirtti.

@facebook.com mail adresi nasıl alınır?

Facebook’un dağıttığı mail adresine sahip olabilirsiniz, @facebook.com uzantılı mail adresi almak çok kolay

Facebook hesabı olan çoğu arkadaşında bildiği gibi geçtiğimiz günlerde e-mail servisini kullanıcılara açtı. Peki facebook’un sağladığı @facebook.com uzantılı e-mail adresimizi nasıl alacağız?

  • İlk olarak facebook hesabınıza giriş yapın ve http://www.facebook.com/about/messages/ girerek mesajlar sayfasına gidin.
  • “Facebook e-postanı al” bağlantısına tıklayın ve yeni e-posta adresinizi kullanıma açın.

 

Alacağınız e-posta adresi kullanıcı adınız ile aynı olacaktır.Mesela profil linkiniz “facebook.com/kullanıcıadı” şeklinde ise e-mail adresiniz kullanıcıadı@facebook.com şeklinde olacaktır.(Kullanıcı adınızı “hesap ayarları” sekmesinde değiştirebilirsiniz)

Tüm işlemleri gerçekleştirdikten sonra aldığınız facebook.com uzantılı e-mail adresiniz ile , tüm servislerden (hotmail, gmail, yahoo vs.) e-mail alabileceksiniz. Aldığınız e-mailller facebook hesabınızın mesajlar kısmında görünecek. Aynı zamanda sizde facebook üzerinden herkese e-mail gönderebileceksiniz.

Facebook beyinde yer ediyor

Bilim insanları bir kişinin “Facebook arkadaşlarının” sayısı ile beyin bölgelerinin büyüklüğü arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu tespit etti.

Medicalpress‘e göre, University College London(UCL) araştırmacıları bu tespitlerine karşın bir sebep sonuç ilişkisinden ziyade bir korelasyon tespit ettiklerini vurguluyorlar.

SOSYAL AĞ DÜNYA İLE ETKİLEŞİMİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?

Araştırmada yer alan Profesör Geraint Rees ” Bizim çalışmamız sosyal ağlar aracılığıyla dünya ile etkileşimimizin nasıl olduğunu anlamaya başlamamıza yardımcı olacak. Bu bulgu bizim internet ve beyin arasındaki ilişkiye dair akıllı sorular- siyasi olmayan, bilimsel- sormaya başlamamıza imkan sağlamalı.” dedi.

125 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNİN BEYNİ TARANDI

Profesör Rees ve UCL‘deki Bilişsel Nörobilim Enstitüsü’nden(Institute of Cognitive Neuroscience)meslekdaşları, hepsi aktif Facebook kullanıcısı olan 125 üniversite öğrencisinin beynini taradı ve bu bulguları bu öğrencilerin hem çevrimiçi hem de gerçek arkadaş sayısı ile karşılaştırdı.

ROYAL SOCIETY’DE YAYINLANACAK

Buluşları Royal Society dergisinde yayınlanacak araştırmacılar, bir kişinin Facebook arkadaş sayısı ile beyinin belirli bölgelerindeki gri maddenin miktarı arasında güçlü bir korelasyon tespit etti.

FACEBOOK ARKADAŞLIĞI VE GRİ MADDE ARASINDA BİR BAĞLANTI VAR

Gri madde beyinde işlemlerin yapıldığı bir doku. Bu bölgelerden biri de amigdala. Bu bölge işleyen hafıza ve duygusal tepkiler ile alakalı. Kısa bir süre önce yayınlanmış bir çalışma bu bölgedeki gri maddenin hacminin kişinin gerçek dünyadaki arkadaş ağının büyüklüğü ile alakalı olduğunu, bu ağ daha büyük olduğunda, gri maddenin de büyük olduğunu göstermişti. Bu çalışma ise aynı şeyin daha büyük çevrimiçi arkadaş ağına sahip kişiler için de doğru olduğunu gösterdi.

Aynı zamanda sağ superior temporal sulcus, sol orta temporal gyrus ve sağ entorhinal kortex‘de çevrimiçi sosyal ağlar ile bir korelasyon içinde.

Superior temporal sulcus hareket halindeki bir objeyi biyolojik olarak olarak algılama kabiliyetimizde rol oynuyor ve bu bölgede meydana gelen bir yapısal kusur bazı çocuklarda otizme yol açıyor.

Entorhinal cortex ise hafıza ve yön ile alakalı- bunun içinde çevrimiçi sosyal ağlarda gezinmek de dahil. Orta temporal gyrus ise diğer kişilerin bakışlarına bir cevap verme adına harakete geçiyor. Bu yüzden de sosyal ipucuların algılayışında işe dahil oluyor.

İNTERNETİN BEYNİMİZİ DEĞİŞTİRİP DEĞİŞTİRMEDİĞİNİ ANLAYACAĞIZ

Ryota Kanai, ” arkadaşlarımızın- gerçek yahut sanal- sayısı ile bağlantılı görünen bazı ilginç beyin bölgeleri tespit ettik. Heyecan uyandırıcı soru ise şimdi bu yapıların zaman içinde değişip değişmediği- bu bize internetin beynimizi değiştirip değiştirmediği konusundaki sorulara cevap bulmamızda yardımcı olacak.”

Facebook kendi işletim sistemini mi kuruyor

Dünyanın en çok üyeye sahip olan sosyal ağı, kendi işletim sistemini mi yapacak?

Piyasa araştırma şirketlerinden ABI’de analist olarak çalışan Aapo Markkanen, TGdaily’e Facebook’la ilgili açıklamalarda bulundu. Mobil alanda platformun kendisini geliştirmesinin zamanının çoktan geldiğini belirten analist, Facebook’un kendi işletim sistemini geliştirebileceğini açıkladı.

‘KENDİ MOBİL İŞLETİM SİSTEMİNİ BEKLİYORUZ’

Bir yandan, mobil cihazlar dünyanın önde gelen sosyal ağını milyonlarca yeni tüketiciyle buluştururken, diğer bir yandan mobil kullanıcılardan para kazanma durumu belirsizliğini koruyor. Facebook’la ilgili başka bir büyük sorun ise internette bir platformken, mobil piyasada ise yalnızca bir başka uygulama oluşu. Bu alanda elini kuvvetlendirmek isteyen Facebook’un yakın zamanda HTML5′in avantajını kullanmasını, uzun vadede ise kendi mobil işletim sistemini ortaya çıkartmasını bekliyoruz.”

Facebook’ta 30 milyon olduk

Türkiye’de internet kullanan 100 kişiden yaklaşık 87′si Facebook üyesi. 30 milyonu aşan Türk kullanıcılar güvenliğe dikkat etmediği zaman hesaplarını kaptırıyor ve kişisel bilgileri ele geçiriliyor.

Timur Sırt’ın haberi

Bilgisayar, akıllı cep telefonu, hatta TV’den milyonlarca kişiye yayın yapma olanağı sağlayan Facebook, en çok baktığımız ekran oldu. Toplam kullanıcı sayısında dünya 5′incisi olan Türkiye’de 30.5 milyon Facebook üyesi var. 70 dilde 800 milyon kullanıcıya sahip Facebook, reklam ekranı olarak şirketlerin de hedefinde. Google aramalarında artık Facebook’ta herkese açık yazı ve resimler de görünür hale gelecek. Yani Facebook’ta güvenlik ayarı yapmak daha büyük önem kazanıyor.

13 YAŞ ALTINA YASAK

Yaşı küçük kullanıcıların sebep olduğu hatalar nedeniyle aileleri polis ve davalarla uğraşmak zorunda kalıyor. Türkiye’de Facebook kullanıcılarının önemli bir bölümünü 18 yaşından küçük öğrenciler oluşturuyor. ABD’de 13 yaşından küçüklerin Facebook kullanımı yasak. Türkiye’de ise yasal bir yaş sınırı yok. Bu durum ailenin onayı olmasa da çocukların birçoğunun yanlış bilgi vererek Facebook’a üye olmasına neden oluyor Kişisel mahremiyet ihlali, arkadaşlarını aşağılayan ifade ve fotoğraflar yüzünden onlarca çocuk sorun yaşıyor. Aileyle ilgili bilgileri paylaştığının farkında olmayan çocukların ebeveynleri uzun süren mahkemelerle uğraşmak zorunda kalıyor.

KİŞİSEL BİLGİLERİ SAKLAYIN

Her Facebook kullanıcısının ortalama 130 arkadaşı var. Facebook’ta her kullanıcıya açık bilgiler Google tarafından görüntülenince hiç bir şey gizli kalmıyor. Bu yüzden yüklediğiniz resim, video ve yazıları kiminle paylaşacağınıza karar verirken dikkat edin. Konum bilginizi paylaşmayın. Asla arkadaşlarınızın onayını almadan video ve fotoğraflar yayınlamayın.

FACEBOOK’TA EN ÇOK YAPILAN 5 GÜVENLİK HATASI

KAPI AÇIK KALDI: Facebook sayfanızı kendi bilgisayarınızda veya başkasının bilgisayarında kullandıktan sonra sadece internet tarayıcıyı kapatarak çıkmayın. Bunu yaparsanız kapıyı açık bırakarak evden ayrılmış gibi olursunuz. Mutlaka “çıkış yap” tuşunu tıklayıp hesabı kapatın.

EVDE YOKUM: Her gittiğiniz yerde bilgi verip arkadaşlarınızla paylaşmak isterken evde olmadığınızın bilgisini hırsızlara da vermeyin! Hemen kişisel ayarlardan konum bilgisini (disable) hale getirin.

GİZLİ FOTOĞRAFLAR: Her fotoğrafınızın aile bireyleri veya iş arkadaşlarınız tarafından görülmesini istemiyorsanız hem sizin hem de arkadaşlarınızın fotoğraflarının sadece limitli kişiler tarafından görülmesini sağlayın.

HER ŞEYİ TIKLAMA: Duvarınıza eklenen her şeyi tıklayıp kaldırmaya kalkmayın. Bazen truva atı yazılımları kişisel veya grup hesabınızı ele geçirmek için tahrik edici bir link olarak tanımlanmış olabilir.

GİZLİ HESABINIZ OLSUN: Facebook hesabınızın ele geçirilmemesi için de mutlaka ikincil bir e-posta adresi tanımlayın. Eğer grup yöneticisiyseniz, gizli yönetici atayın!

TV EKRANINA DA SOSYAL AĞLAR KONDU

Akılı televizyon serileri ile internet evlenince Facebook ve YouTube gibi sosyal paylaşım ağları da ekrana taşındı. Kablosuz ağlar konusunda uzman AirTies firması da hem yurtiçi hem de yurtdışındaki telekom operatörleri ile işbirliği yaparak televizyon ekranlarından video hizmetleri de sunuyor. AirTies Ürün Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Çil, Türkiye’de çok kaliteli mühendisler olduğunu belirterek, Facebook, Twitter ve YouTube gibi sosyal ağlara TV ekranından bağlanmayı sağlayacak cihazları üreteceklerini söyledi. Çil, telekom operatörleri ile işbirliği yaparak uzman oldukları internet tabanlı yeni cihazlar tasarlamak istediklerini dile getirdi.

Toyota, Facebook’un En Hızlısını Tokyo Oto Fuarı’na Götürüyor

Toyota, spor otomobili FT-86 II konseptle yarış deneyimini Facebook’ta tüketicilere sunuyor. Şirket, 2D ve 3D grafikleriyle dikkat çeken Oyun ile dünyanın en hızlı sanal yarışçısını ödüllendirecek.

Kazanan yarışçı, Toyota FT-86 II‘nin Tokyo Motor Show‘da ilk defa gün yüzüne çıkacak olan seri üretim modelini yakından görme şansını yakalayacak. Facebook üzerindeki Oyuna https: //apps.facebook.com/socialnetworkracer/ üzerinden ulaşmak mümkün. Adobe Flash Player 11 sürümü ile desteklenen Toyota‘nın Facebook‘taki Sosyal Ağ Yarışçısı Oyununda, çeşitli yarışların yapıldığı dönem boyunca tur rekortmenleri seçilecek. Rekortmenler, kendilerine verilen ipuçları sayesinde araçlarını optimize edebilecek. Bunun ardından yarışçılar, Toyota Şampiyonası yarış serilerinde dünya çapında yarış rekorlarını ellerinde bulunduran diğer sosyal ağ yarışçılarına karşı sıkı bir rekabete girerek Aralık ayında Tokyo Motor Show 2011‘de FT-86 II üretim modelinin sahneye çıkışına tanıklık edecek.

Facebook ve Twitter kurtarma ekiplerini zora soktu

Sosyal paylaşım sitelerinde, özellikle enkaz altında kalınmasıyla ilgili paylaşılan bazı mesajların, gerçek dışı çıkması nedeniyle ekiplere zaman kaybettirebildiği bildirildi. Arama Kurtarma Derneğinin (AKUT) koordinasyon görevlisi Ebru Caymaz, Van’da meydana gelen depremin ardından bölgeye giden ekiplerin arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü hatırlattı.

GELEN MESAJLARI DEĞERLENDİRİYORUZ

Bu çalışmalar sürerken sosyal paylaşım sitelerinde de yardım için adeta seferber olunduğunu dile getiren Caymaz, özellikle enkaz altında kalındığına ilişkin mesajların paylaşım sitelerinde sıklıkla görüldüğünü anlattı. Kendilerine gelen mesajların her birinin kayıt altına alınarak değerlendirildiğini vurgulayan Caymaz, şöyle konuştu:

ZAMAN KAYBETTİRİYORLAR

“Tüm görüşmeleri ekiplerimize geçiyoruz. Değerlendirmesini sahadaki ekiplerimiz yapıyor. Maalesef, bazıları asılsız çıkıyor. Aynı şeyler önceki akşamdan beri tekrar tekrar geliyor. Özellikle enkaz altında kalınmasıyla ilgili paylaşılan bazı mesajlar, gerçek dışı çıkması nedeniyle ekiplere zaman kaybettirebiliyor. Sosyal paylaşım sitelerine girenlerin daha duyarlı hareket etmesini istiyoruz.”

Medya Derneği Genel Sekreteri ve sosyal medya uzmanı Deniz Ergürel ise depremin ardından sosyal medyanın bu tür durumlarda ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını belirtti.

Deprem haberi ilk geldiği andan itibaren insanlar arası iletişimin çok hızlı bir şekilde sağlandığını vurgulayan Ergürel, şunları kaydetti:

SOSYAL AĞLARDA HIZLI KOORDİNE OLDULAR

“Vatandaşlar, birbirine yardımcı olmak adına bilgilerini paylaştılar. Çok önemli bir konuydu. Çünkü 1999 Marmara Depremi’nde birçok koordinasyonsuzluklar gördük. Bu depremde insanlar, sosyal ağlarda hızlı koordine oldular. Ancak burada da dikkatli olunması gerekiyor. Bir mesajla hayat kurtarılabilir veya birkaç hayatın kurtarılmasına engel olunabilir. Vatandaşların, hayat söz konusu olduğu için yanlış bildirimler yapmamaları gerekiyor. Bu tür konularda atılan mesaj ve iletilerin kimden geldiğine de çok dikkat edilmesi önemli.”

PROVOKATİF MESAJLARA DİKKAT

Ergürel, atılan bir mesajın orada çalışan görevlileri engelleyebileceğini ve planlarını bozabileceğini dile getirerek, “Yanlış bilgiyi göz göre göre paylaşmamak gerekir. Hesabını daimi kullanan kullanıcının attığı yardım çağrısı gerçek olabilir ama yeni bir hesap oluşturmuş ve hesabının üzerinden değişik provokatif mesajlar atıyorsa buna çok dikkat edilmesi lazım” dedi.

Verilen bilgilerin sosyal ağlarda eksiksiz, kısa ve net bir biçimde iletilmesinin en doğru kullanım şekli olduğunu belirten Ergürel ”İlk mesajı atanlar, eğer enkaz altında bir kişi varsa şu adreste, şu kişi var diye yazmalı ve mümkünse cep telefonu yazılmalı. Belki cep telefonu kullanım dışıdır ama yine de yazılmalı. Ama çok kısa bir şekilde, olabildiğince net bilgi, adres ve telefon olmalı. Bu mesajlar da öncelikli olarak ilgili kişilere, vilayetlerdeki arama kurtarma ekiplerine bildirilmeli” diye konuştu.

Facebook’un en büyük rakibi yayında

Facebook’u sevmeyen ve onu piyasadan silmeyi planlayan “sosyal devrim” sitesi Unthink.com resmen açıldı.

Kendini “anti-Facebook” olarak tanıtan yeni sosyal ağ Unthink.com, dünyaya kapılarını açtı. Douglas Bay Capital‘den 2.5 milyon dolar fon desteğini arkasına alan şirket, sosyal ağları kullanıcıların kendi verilerine sahip olduğu daha açık, daha “dürüst” hale getireceğine inanıyor.

Reklam kampanyalarında Facebook‘u yerinden etme amacını ön planda tutan Unthink, yeni bir sosyal ağ değil, sosyal bir devrim olduğu mesajını iletiyor. Kontrol sahibinin ise Unthink değil siz olduğunuz vurgulanıyor. Şirket, bununla ilgili bir manifesto bile sunuyor. Unthink CEO’su Natasha Dedis, “Özgür olmak istiyorsak, kendi iletişimimizi kontrol altında tutmalıyız… bu gücü geri almalıyız” diyor.

Dedis, Unthink fikrinin çocuğu Facebook‘a kaydolmak istediğinde hizmet şartlarını okuduğunda doğduğunu söylüyor. Dedis, şartların herhangi bir zamanda değişebilmesi nedeniyle onları kabul etmek istememiş. Ancak çocuğunun Facebook‘ta olması gerekiyormuş. Dedis, hangi kararı verirse versin, kötü bir anne olacağını fark etmiş.

Unthink‘te kullanıcı verileri markalara satılmıyor. Bunun yerine kullanıcı, sayfasına sponsor olacak markayı seçiyor. Herhangi bir marka seçmek istemeyen kullanıcılar, yılda 2 dolar ödeme seçeneğini tercih edebiliyor. Unthink’in web adresi: unthink.com